Hakkari Yaylaları’nda Bu Yıl Eşsiz Bal Hasadı Bekleniyor

Hakkari Yaylaları'nda Bu Yıl Eşsiz Bal Hasadı Bekleniyor

Yusuf Arslan
7 Haziran 2026

Bodrum’da ikamet eden ve son on yıldır arıcılıkla meşgul olan Süleyman Ördek, beş yıl önce keşfettiği Yüksekova’nın zengin bitki örtüsü ve uzun bahar mevsimi sayesinde arılarını her yıl bu bölgeye getiriyor. Büyükçiftlik beldesinde kiraladığı arazide arıcılık faaliyetlerini sürdüren Ördek, 500 kovanla başladığı serüveninde bugün 900 kovana ulaştı. Bahar aylarında arılarını yaylalara çıkararak farklı çiçek türleriyle buluşturan Ördek, Yüksekova’nın doğal florasının bal kalitesini büyük ölçüde etkilediğini belirtiyor.

Türkiye’nin birçok yerinde bal üretimi yapılsa da, Ördek, Yüksekova balının kalite açısından özel bir konumda olduğunu ifade ediyor. Bu yıl yağışların bol geçmesiyle doğadaki bitki çeşitliliğinin arttığını dile getiren Ördek, “Yüksekova bu yıl bal veriminde altın yılını yaşayacak. Kış ve ilkbahar döneminde yağışlar oldukça iyi geçti. Dağlarda ve yaylalarda birçok bitki türü mevcut. Şu anda geven bitkisi ile devam ediyoruz. Temmuz ve ağustos aylarında bölgede ‘tusi’ olarak bilinen bitkinin açmasıyla birlikte verim daha da artacak” şeklinde konuştu.

Uzun süren bahar mevsiminin arıcılık açısından sunduğu avantajlara dikkat çeken Ördek, “Muğla’da genellikle çam balı üretiliyor. Ancak burada elde edilen çiçek balı kalite açısından çok farklı. Bahar mevsimi ağustos sonuna kadar sürüyor. Bu durum, arıların daha uzun süre çalışmasına ve kendilerini daha iyi korumalarına olanak tanıyor. Beş yıldır burada beklentimizin üzerinde verim alıyoruz” dedi.

Bu sezon 4 ila 5 ton arasında bal üretmeyi hedeflediklerini belirten Ördek, yaklaşık 15 gün içinde bölgedeki çiçeklenmenin artacağını vurgulayarak, “Mevsimin geç bitmesi arılarımız için önemli bir avantaj. Buralar kısa sürede rengarenk çiçeklerle süslenecek. Arılarımız artık Yüksekova’nın doğasına alıştı. Buraya gelmek hep hayalimdi. Hayalimi gerçekleştirmenin ve bu eşsiz coğrafyada üretim yapmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu iş dededen kalma bir meslek. Dedem, ardından babam ve ağabeyim bu işi sürdürdü. Ben de yaklaşık 10 yıldır arıcılık yapıyorum” ifadelerini kullandı.

Author: Can Arslan