AKP eski Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) Üyesi Avukat Mücahit Birinci, Macaristan’daki son seçimlerin ardından dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Partililere seslenen Birinci, “Kıvırmaya gerek yok” diyerek eleştirilerini dile getirdi.
Macaristan’da 13 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen seçimlerde, Başbakan Viktor Orbán’ın 16 yıllık iktidarı sona erdi. Seçimlerde rekor katılım sağlanırken, Orbán’ın rakibi Tisza Partisi ve lideri Peter Magyar, yarışı önde tamamladı. Magyar’ın partisi, parlamentoda anayasayı değiştirebilecek üçte ikilik çoğunluğu elde etti. Bu durum, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel ve tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu tarafından tebrik edilirken, AKP çevrelerindeki sessizlik dikkatlerden kaçmadı.
Mücahit Birinci, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:
– “Hatırlarsanız, 2022 Macaristan genel seçimlerinde geniş bir muhalefet ittifakı oluşmuştu, ancak buna rağmen Cumhurbaşkanı Viktor Orbán seçimi kazanmayı başarmıştı. Bu sonuç Türkiye’de de geniş yankı bulmuştu.”
– “Önümüzdeki seçimler de benzer bir etki yaratabilir.”
– “Açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, bu konuda kıvırmaya gerek yok. Macaristan, Avrupa Birliği içinde Türkiye’ye benzer siyasal yapı ve yönetim tarzı bakımından en yakın ülkelerden biridir. Viktor Orbán’ın uzun süreli iktidarı, birçok benzer dinamiğin oluşmasına yol açmıştır. Bu nedenle, seçim sonuçları dikkatlice analiz edilmelidir.”
Birinci, muhalefetin 5 puan ve üzeri bir farkla kazanması durumunda bu farkın doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Genel çıkarımlar arasında, Donald Trump ile benzer bir siyasi yaklaşımın seçmen nezdinde risk oluşturabileceği, otoriterleşen yönetimlerin zamanla destek kaybedebileceği, yeni neslin değişim isteği ve “Nasıl olsa lider bir çözüm bulur” yaklaşımının zayıfladığı gibi noktalar öne çıktı.
Önemli vurgular şöyle sıralandı:
– Seçime iki yıl kala, tüm enerjinin iç politikaya ve ekonomik iyileşmeye yönlendirilmesi gerektiği.
– Toplumun tüm kesimlerini kapsayan, ekonomi odaklı ve somut sonuçlar üreten politikaların izlenmesi gerektiği.
– Yapılanların yanı sıra, gelecekte yapılacakların da net ve güven verici bir şekilde ifade edilmesinin büyük önem taşıdığı.
Birinci, şahsi gözlemlerinin yanı sıra savunma politikaları ve bölgesel krizler üzerinden üretilen söylemlerin iç politikadaki etkisinin sınırlı kalmaya başladığını, toplumun beklentisinin daha net olduğunu belirtti. Acil ekonomik düzenlemelerle daha öngörülebilir ve stressiz bir yönetim anlayışına geçilmesi gerektiğini vurguladı. Bu sağlandıktan sonra dış politikada daha sert ve kararlı adımların atılabileceğini de ifade etti.
Sonuç olarak, “Dost acı söyler. Vakit varken toparlanmak ve gerekli adımları atmak şarttır” diyerek Macaristan seçimlerinin dikkatle takip edilmesi gereken önemli bir örnek olduğunu belirtti. Saygılarımızla…